Kaya Yeğin namı ise Kaya Amca. Başlıktaki bu lafı biz uydurmadık sektör mensuplarından duyduk. Kaya Amca 1963 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nden mezun olmuş. Uzun yıllar tekstil de yöneticilik yapmış. Daha sonra hobi olarak başladığı ama kendisine göre esas işine, süs bitkileri üretimine yaklaşık 30 yıl önce başlamış. Kaya Amca’nın Pınarlı Çamköy’deki 60 dönümlük üretim alanında Akdeniz türü bitki çeşitlerini saymanın imkânı yok gibi görünüyordu. Bu yüzden bir döküm yapamadık. Çeşide ihtiyacınız olduğunda mutlaka arayın…
Mesleğe nasıl ve ne zaman başladınız?
Birçok fabrikada yöneticilik yaptım ama kafamda bitki üretimi vardı. Önce hobi olarak başladı ve sonra satış da yapmaya başladım. Benim için esas işe dönmenin vakti geldiğinde, emekli olmadan mesleğimin 23. yılında ayrıldım. Kafaya taktığım bu işi yapmak için Antalya’ya yerleştim. Antalya’da Altınova’nın girişinde 55 dönümlük bir yer satın aldık. O zaman iki ortaktık ve işe salon bitkileri üreterek başladık. Seraların hepsini iç mekân bitkisi ile dolduramadık. Bir taraftan sebze yaparken bir taraftan meyve ağaçları, salon bitkileri yetiştiriyorduk. Örneğin seranın içinde bir şeyler yenilip içilebiliyordu. Pazar günleri için çok geniş bir park yerimiz vardı. İnsanlar çocuklarıyla beraber geliyor bitki alıyorlardı.



Zamanında turizme uygulanan teşvik sistemleri bu sektöre uygulanabilir. Belki torfta, saksıda gümrük muafiyeti olabilir. Ya da içerdeki saksı üreticisine prim verebilir. Sera kredisi, işletme kredileri verilebilir. Bu teşvikler sektörün rengini çabuk değiştirir ve ciddi yatırımlar başlar. Üretici her on yılda bir taşınmak zorunda kalıyor. Mesela 30 yıl geri ödemeli arazi kredisi verilebilir. Alınan araziyi de ipotek edebilirler. Çünkü 5-10 yılda bir taşınan bir işletme yatırım yapamıyor. 