Röportaj

İhracatı geliştirmek zorundayız…

floraplus | Yakup Göncüoğlu, üretimden sera kurulumuna ve malzeme üretimine kadar örnek çalışmalar yapmış ‘nevi şahsına münhasır’ denilen insanlardan. Yenice Sera’yı anlatırken çıraklıktan başladığı mesleğinin bugüne doğru kısa ve anlamlı bir profilini çizdi. Türkiye’nin önde gelen üretim ve pazarlama firmalarından olan Yenice Serayı Yakup Göncüoğlu’na sorduk. İlgi çekeceğini umuyoruz.  

Kaç yılında başladınız bu işe.

Mesleğe 1985 yılında çırak olarak başladım VSB’ Adana’da dört yıl gibi çalıştım. Garden Koala firması kurulunca ekip olarak oraya geçtik. Garden Koala’yla 1993 yılında yollarımız ayrıldı. Aynı yıl kiralık seralarla işe başladık ve işin toptancılığını öğrendik. Adana ve Yalova’dan temin ettiğimiz ürünleri Koya, Mersin, Hatay gibi şehirlerde pazarlıyorduk. Lakin zaman içinde çiçekçi dükkanlarına servis yaparak işimizi büyütemeyeceğimizi fark ettik ve işimizin yönünü değiştirmeye karar verdik. İlk seramızı kurduğumuzda üç dönümlüktü ve orada üretime başladık. Garden Koala’da üretim konusunda ciddi bir deneyim kazanmıştık. İşe başladığımız yıllar sektörün oluşum yıllarıydı ve çok hareketliydi. Üreten de, pazarlayan da kazanabiliyordu. O yıllarda kendi imkânlarımızla kendimize ait ilk araziyi aldık ve 2001 yılında üzerine 5,5 dönümlük sera kurduk. Benim kişisel ilgim nedeniyle oluşturduğumuz sera konstrüksiyon ekibimizle kurduk serayı. Daha sonra seramızı yavaş yavaş büyüttük.

Hortikültür çiçekçilik veya sebzecilik diye algılandı

floraplus | Riccardo Disperati adı ve Gardenia nerdeyse sektörün oluşum tarihinin kısa bir özeti gibi. Riccardo Beye sadece mikrofon tuttuk o da anlattı. Birinci bölümü 22 sayımızda yayınlamıştık. Bu sayımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sektörün gelişim süreçlerinin anlatıldığı bu sohbetleri yaşayan tanıkların anlatımlarıyla devam ettireceğiz.  

İlk zeytin fidanı ihracatı

Yıl 1979, biz o günlerde Suriye’ye ilk zeytin fidanı ihracatını yapıyoruz. Suriye Tarım Bakanlığı’nın bir heyeti Türkiye’ye geliyor ve ‘zeytin fidanı bulabilir miyiz’ diye dolaşırken Bursa Teknik Ziraat Müdürlüğü, bize yönlendiriyor. Tabii o dönemde ihracat büyük bir hadise… Bize geldiklerinde Suriyelilere önce zeytini anlatıyoruz, kontroller yapılıyor ve ilk zeytin fidesi ihracatını 1980 yılında gerçekleştiriyoruz. Galiba 30 bin fidan toparlanıyor ve gönderiliyor. Suriye Hükümeti’nin, Dünya Bankası’ndan desteklenen bir proje ile bütün Akdeniz’i kapsayan ‘Kumulları Durdurma Projesi’ çerçevesinde bir milyon zeytin fidanına ihtiyacı oluyor ve ihale açıyorlar. Suriyelilere diyoruz ki: ‘Bir milyon zeytin fidanını topraklı bir şekilde taşıyamayız, bu mantıklı olmaz’ diyoruz ve fidelerin büyütülmesi ve fidanlık için bilgi ve eğitim desteği sağlamak şartıyla ihaleye giriyoruz.            

Şartnameye, fidelerin Jiffypot’la teslim edilmesinin eklenmesini önerdik.