Yaşlı zeytinler yanmaktan kurtuldu…

0
379
görüntülenme

Bir meslek ve sektörden söz ediyorsak bunun mutlaka bir evveliyatı olması lazım. Öncülerin işi de yol açmak, yön göstermektir. Seveni olur, sevmeyeni olur… Lakin bu işi ve mesleği yapıyorsanız, bu sektörden gelir elde ediyorsanız, mesleki tarihinize bakmak, değerli bir şey varsa bunu ortaya çıkartmak durumundasınız. Bu nedenle Gardenia’yı oluşturanlar, çalışanlar buluşmasına özel yer ayırdık. Kimseye ‘kıyak geçme’ durumu yok yani… Kuruluşu 1940’l yıllara dayanan Gardenia’nın Yalova Bölgesi’ndeki faaliyetleri 1960 yılına denk geliyor.  Sektördeki 60. yılını 2013 yılbaşında kutlayan ve sektörün hafızasında büyük yer kaplamış olan Gardenia’yı yine sektörün yakından tanıdığı bir isim Nadir Nalbant anlattı.  

 

Gardenia ihracat bölümünde işe başladı…

Sakarya 1960 doğumluyum. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdikten sonra okul arkadaşımın referansı ile 1984 yılında Gardenia’da, ihracat bölümünde işe başladım.  Böylece, Riccardo Bey ile tanışmam yaklaşık  30 yıl önceye dayanıyor. Gardenia’da Grubunda, ihracat-ithalat-pazarlama  bölümünde yaklaşık 15 yıl çalıştım. 

 

Bahçe kültürü ürünleri üretimi ve pazarlaması… 

Gardenia 1984’lü yıllarda özellikle saksılı çiçekler de sektörün birinci, hatta tek üreticisiydi diyebiliriz. Daha sonra ithalat serbest bırakılınca yanılmıyorsam Hollanda ortaklığı ile VSB de sektöre girdi. Böylece ülkemizdeki çiçekçilik büyük bir sıçrama yaptı. İç mekân dâhil tüm çeşitler ithal veya yerli üretim yolu ile piyasada satılmaya başladı.

 

Otel bahçesi için 60 yıllık palmiye yer değiştirdi…

Gardenia’nın bir diğer misyonu da, peyzaj ve dış mekân bitkileri  konusundaydı.  Gardenia 1980’li yıllarda özellikle güney bölgesindeki tüm büyük otel-tatil köyü inşaatlarının peyzaj işlerini yaparak peyzaj müteahhitliğinin fiili örneği oldu. Örneğin ilk defa 50-60 yıllık palmiye ağaçlarının  otel bahçelerine dikilmesi büyük bir olay olmuştu. Ancak bu otel sahiplerinin talebiyle olmadı. Riccardo  Bey, otel işletmecilerini ikna etmesi sonucunda  gerçekleşti. Çünkü o yıllarda hiç kimse 60 yıllık bir ağacın, ya da palmiye’nin bir yerden bir başka yere nakil edilerek yaşayacağını düşünemiyordu bile. Hadi bilmiyordu diyelim… Bilenler varsa bile bunu otel bahçelerine uygulamanın çok önemli bir mesleki öncülük olduğunu düşünüyorum.  

 

Yaşlı zeytinler yakılmaktan kurtuldu…

Yine bugün dış mekân  üretiminde büyük bir gelişme kaydeden Ödemiş-Bayındır Bölgesi’nde çalı ve çeşitli ağaç türlerinin yetiştiriciliğinin yapılması için gösterdiği çabaları hala hafızamda canlıdır… Meyve ağacı üreticilerine, süs eriği-kirazı-şeftalisi, aşı gözlerini kendi aracı ile taşıdığını gördüm… Zira özellikle büyük ağaç  ve ibreli grubunda ciddi bir üretim olmadığı için Leylandi, Ihlamur, Çınar, Akasya gibi çeşitler ithalatla karşılanıyordu. Yine o zamanlar sobalarda yakacak odun olarak kullanılan üretimden düşmüş zeytin ağaçlarını köylülerden satın alarak peyzaj uygulamalarında kullandı. Böylece yaşlı ağaçların peyzajda kullanımı konusunda ön açıcı oldu. 

 

Fiili olarak bahçe kültürleri eğitimi verdi…

Tabi bir de herkesin yaşayarak öğrendiği veya tanık olduğu bir durumu var Gardenia’nın. Şu anda sektörde üreticilik yapan birçok önemli insanın eğitimini tamamladığı yerdir Gardenia. Bu arkadaşlarımız ya bizzat çalışmışlardır, ya da stajlarını yapmışlardır. Zaten bu üretici arkadaşlarımız bugün ülkemizin önemli sektör firmalarının sahibi ve yöneticisi konumundadır.

 

Bitki harcı ve toprak saksıda yetiştirme… 

Tarih olarak 1984’e kadar özellikle menekşe, on bir ay, cyclamen, çuha, sardunya  gibi çiçekli bitkilerin  nerdeyse tamamını Gardenia üretiyordu. Bazı hafta sonları  çiçek satan dükkan sahipleri sera önünde ürün satın almak için sıraya girer öyle beklerlerdi. Ekonomide liberalleşme ve ithalat ile üreticilerin sayısı hızla  arttı. Yine o zaman saksılar topraktı ve torf yoktu. Toprak ormandan diplerinden toplanarak getirilip işletmede özel bitki dikim harcı haline getiriliyordu. Özellikle kış aylarında çiçekler, kaloriferli yolcu otobüslerinde, koltuk aralarına ve boşsa koltuklara istif edilerek taşınır, toprak saksılar kâğıtlara sarılırdı. 

 

Yalova’nın üç teleksinden biri ve ihracat… 

Yine  ilk tohum ithalatımız 1984  yılında cyclamen tohumu ile oldu. İthalatı gerçekleştirmek için bizzat ben belki 5-6 defa Ankara’ya gittim. Tarım bakanlığı aşamasından sonra, hazineden döviz tahsisi almak zorunluluğu vardı. Günlerce Ankara’da kalıp ‘memleketin dövizini niye çiçek tohumu için istiyorsun’ sorularına muhatap oluyordum. O zamanlar Yalova’da üç tane telex makinesi varsa birisi Gardenia’daydı. Çünkü o yıllarda  Suriye ve Libya’ya hatırı sayılır miktarda meyve fidanı ihraç ediyorduk ve yazışmalarımız  teleks ile yapılıyordu. 

 

Metro Market’te çiçek satış reyonu…

Yine o yıllarda sektör mevsimlik çiçek olarak petunia dışında hemen hemen hiçbir çiçek bilinmiyordu. Çuha, cyclamen salon bitkisi olarak kullanılıyordu. Riccardo Bey bunları bahçe-balkon çiçekleri olarak dış mekânda kullanır bizzat peyzaj uygulamalarında kendisi dikim yapardı… Yine 1992’ye kadar süs bitkileri çiçekçi dükkanlarında ve pazarlarda satılırdı. İlk büyük market olarak Metro açılmıştı ve burada ilk çiçek satış reyonunu Gardenia açmıştı.

 

Dördüncü nesil iş başında… 

Beni en çok sevindiren ise Gardenia’nın değişerek, Gardensa olmasına rağmen özünün aynı kalması… Bunu Riccardo Beyin  eski-yeni tüm çalışanları biraya getirdiği etkinlikte fark ettim. Bir de tabi… Riccardo Beyin babasını tanımadım  ama oğlu Ömer ve kızı İdil’in çocukluk dönemlerini yaşadım. Şu an  sanırım dördüncü nesil  çiçekçi-fidancı  olarak işin başındalar.

CEVAP VER