sektörün sorunları ve çözüm önerileri

0
384
görüntülenme

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda sektörümüzle ilgili müsteşarlık ve diğer yetkililerle SÜSBİR yönetiminin yaptığı görüşmeler sonucu ortaya çıkan, ‘sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini’ ortaya koyma fikri üzerine SÜSBİR’in üyeleriyle yaptığı istişareler sonucu ortaya çıkan görüş önerileri olduğu gibi yayınlıyoruz. Bu yazının aktif katılıma, yeni görüş ve öneriler geliştirmeye vesile olmasını dileriz.

 

1 - Üretimin kayıt altına alınması

Süs bitkileri üretiminin önemli bir kısmı kayıt altında değildir. Bu durum da süs bitkileri sektörünün takip edilip üretim miktarlarının belirlenmesini, üreticilerin hakkında ülke çapına bilgi toplanması ve sektörün profilinin çıkarılması ve planlama yapılmasını imkânsız kılmaktadır.

15 Mayıs 2009 tarihinde yürürlüğe giren “Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği” ile birlikte “Süs Bitkisi Üretici Belgesi” verilmeye başlanmıştır.

13 Ocak 2011 tarihinde yayınlanmış olan “ Bitki Pasaportu Sistemi Ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik’in de yürürlüğe girmesi ile birlikte üretimin kayıt altına alınmasında artış beklenmektedir.

Yukarıdakiyönetmelikler ile şu ana kadar bakanlıkça da ifade edildiği gibi yeterli olmayan ilgili denetimlerin arttırılması ile birlikte yönetmelikte tarif edilen üretici profilinin kayıt altına alınmasında artış olacaktır. Bu sayede Üretici belgesine haiz olup SÜSBİR üyesi olan firmalar ile aynı durumda olup üretici olarak yetkilendirilmemiş ancak faaliyet gösterdiği bilinen firmaların arasındaki haksız rekabet ortadan kalkacaktır.

 Diğer yandan Üretici Belgesi verilirken Ziraat Mühendisi çalıştırma ve vergi mükellefiyetinin aranması küçük işletmelerin kayıt altına alınmalarını zorlaştırmaktadır. Uzun vadede üretimin kayıt altına alınması, yönetmelik değişikliklerinin hayata geçirilmesi, sektörde bulunan tüm üretici profillerini mevzuatın kapsaması, bölgesel üretici birliklerinin ve kooperatiflerin SÜSBİRile çok iyi koordine olabilmesi ve bakanlığın bu konuda yasa ve yönetmenliklerle tam destek olması ile mümkün olabilir. Kayıt altına alma işlemi sağlıklı yapıldığında yaklaşık üç bin kişinin üretici belgesi alması ve birlik üyesi olması sağlanacağı tahmin edilmektedir.

Yakın bir tarihte Alt Birliğimiz, s81 ilin İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinden verilen Süs Bitkisi Üretici Belgelerinin listelerini talep etmiş ve cevapgönderen 27 ilden gelen listeler mevcut üyelerimizle karşılaştırıldığında Süs Bitkisi Üretici Belgesi alanların % 40’nın Birliğimize üye olduğu tespit edilmiştir. Sektörün Alt Birlik çatısı altında toplanması ile Alt birlik kanunda tanımlanan işlevini yerine getirme olanağı sağlayacaktır.

 

 2 - Binde üç komisyonların hangi iş kalemlerinden alınacağı ve nasıl tahsil edileceği

Tohumculuk Kanunun 24/b maddesinde “Üyelerin tohumculukla ilgili ürün, mal ve hizmet satışlarından binde üç oranında kesilecek komisyon” Alt Birlik gelirlerinden sayılmakta ve üyelerimizden tahsil edilmektedir. SÜSBİR üyelerin bu konuda yaptıkları beyanı esas almakta ve bu beyanlar üzerinden binde üç komisyon tahakkuk ettirilmektedir. Diğer Alt birlik üyelerinden farklı olarak üyelerimiz süs bitkisi üretiminin yanı sıra çevre düzenlemesi (sert zemin uygulamaları çit duvar), toprak, gübre ticareti, bahçe mobilyası ticaretinden gelir sağlamaktadır. Bir bitki, üretimden uygulama aşamasına kadar3-5 kere ticarete konu olduğundan aynı bitki üzerinden defalarca binde üç komisyon kesilmesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumun giderilmesi için binde 3 uygulamasının bir kerede ve üretimden alınması daha uygun olacağı üyelerimiz tarafından ifade edilmektedir. Bunu yanında üretilen bir bitkiyi alan ve daha sonra bu bitkiyi belli bir boya getirerek satan kişilerin ürettikleri bu katma değer üzerinden komisyon ödemeleri ve tohumculuk faaliyetinden sayılıp sayılmayacağı ayrı bir sorudur. İthalatta binde üç uygulamasına geçilip üretimin desteklenmesi sağlanmalı ve birlik geliri oluşturulması da öneriler arasındadır. Binde üç komisyonların hangi iş kalemlerinden alınacağı ve nasıl tahsil edileceği konusunda Bakanlığın da uygulanmasına teknik ve hukuki yönden olur vereceği bir tanımın yapılması ve bu şekilde SÜSBİR Genel Kurulundan geçirilerek gerekirse tüzükte yer almasını öneriyoruz.

İhracatçılar Birliğinin “Süs Bitkileri Tanıtım Gurubu’’na kaynak oluşturmak için ihracattan kestiği binde üç uygulamasına son verilmeli ve böyle bir pay ihracatçının da sorunlarıyla ilgili kurum olan SÜSBİR’e devredilmelidir.

 

3 - Sektörle ilgili teşviklerin belirlenmesi, arttırılması ve girdi maliyetlerinin azaltılması,

Tarım sektörüne yönelik uygulanan veya özel olarak süs bitkileri üreticilerine özel uygulanması istenecek teşvik ve destekler için çalışma yapılırken, aynı zamanda süs bitkileri üretiminin diğer tarım dallarına kıyasla toplam üretimin ne kadarına tekabül ettiğini tespitle işe başlanabilir. Ancak burada süs bitkileri sektörünün kayıt altında olmamasının planlama yapılmasına teşvik verilmesine engel teşkil etmekte olduğu kanaatindeyiz…

 Süs bitkileri sektörü sağlanacak destekler sonucu hızlı büyüme, tamamına yakın yerli girdi ile ihracat yapma ve emek yoğun olmasından dolayı istihdama katkı açısından çok yüksek potansiyel taşımaktadır. Üreticilerimizin ziyaret ettiği ve ticaret yaptığı ülkelerde bu sektöre verilen devlet desteği ön plana çıkmaktadır. Sanayi yatırımlarına kıyasla verilecek teşviklere oranla elde edilecek kazanç daha fazladır ve bir başka deyişle  işletmelerin hızla ve daha küçük yatırımlarla büyüme kapasiteleri bulunmaktadır. Bunun yanında büyüyen ve ürün bazında ihtisaslaşan işletmeler için ihracat imkânlarının genişlediği ve taleplerin arttığı, sektörün desteklendiği takdirde ülkemizin çok daha önemli bir uluslararası tedarikçi olacağı üreticilerimiz ve ihracatçılarımız tarafından ifade edilmektedir.

 Üretimin kayıt altına alınmasının ve planlanabilmesinin en önemli uygulama noktası teşvikler ve desteklerdir. Böylece, destek vereceğimiz üreticiyi denetlemek, yönlendirmek çok daha kolay olacaktır. Üretilen her fidan büyük bir titizlikle dikilene kadar üretici tarafından takip edilmekte ve dikim sonrası bitkiyi alan tarafından da aynı özenle bakımı devam etmektedir. Dolayısıyla üretilen her fidan hayat bulmaktadır.

Diğer bir yönden devletin çok önemsediği ve ağaçlandırma seferberliği kanunu çıkardığı bir konuda hiçbir masraf etmeden vatandaş tarafından üretilen ve bakımı yapılan fidana en iyi teşekkür devletin bu çalışmalara verecek olduğu teşvikle ve destekle mümkündür. Verilecek teşvikler: 

  • Sulama sistemi teşviği
  • Alet ekipmanteşviği
  • Uzun vadeli üretim teşviği
  • Enerji ve akaryakıt teşviği
  • Sera yapımı teşviği

İşletme alt yapı ve üst yapı teşviği verilmesi olarak sıralanabilir.

 Ziraat Bankası Tarımsal kredi sübvansiyonlarının örtü altı üretimin yanı sıra açık alan süs bitkisi üretimlerini de kapsaması ve tanımlanması gerekmektedir. Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programında makine ekipmana verilen destekler yerli ve en az birkaç üretici tarafından üretilen makinelere verilmektedir,oysa süs bitkilerinin seri ve standart üretimi için şimdilik sadece ithal makine ve ekipman temin edilmektedir. Konu ile ilgili kapsamlı bir liste Bakanlığın ilgili dairesine sunulmuş ve görüşme yapılmış ancak yerli makinelerin desteklendiği cevabı alınmıştır.

 Süs bitkisi üretiminin yoğun olarak yapıldığı iller İpard programı çerçevesinde desteklenen illerin listesinde değildir. Süs bitkisi Üretiminde desteklenen süs bitkileri projelerinde sera desteğinin 10000 metrekare açık sahanın da 30000 metrekareye çıkarılması söz konusudur.

 

 Danışman Desteği

İşletme büyüklükleri baz alınarak, her işletmede bir veya daha fazla danışman çalıştırılabilir. Bu danışmanların maliyetini devlet karşılayabilir. Böylelikle üreticinin teknik bilgi ve becerisi artırılmış olur. Ayrıca işletme yönetimi ve AR-GE kapasitesinin artırılması temin edilmiş olur. İşletmelerin daha sistemli ve uzun ömürlü bitki üretimi, üretilen bitkilerin değişik albenisi sağlanarak cazibesinin artırılması, pazarlama teknikleri ve muhafaza usullerinde verimlilik bu danışman vasıtasıyla sağlanabilir.

 

İşletme Kredisi

Resmi bir mezat kurulması için, SÜSBİR bünyesinde bir iktisadi işletme kurulabilir. Bu işletme vasıtası ile Ziraat bankasından uzun vadeli işletme kredisi kullanılabilir. Ziraat Bankasının bu tür işletme kredisi vermesi için Tarım Bakanlığında görüşmeler yapılarak karar alınabilir. Mezat alanı, Mezat binası (soğuk hava deposu, paketleme alanı) ve ihtiyaç duyulan alet ve ekipmanlar bu krediden karşılanabilir. Malumunuz mezat alanları pazarlanacak tüm ürünlerin alıcı tarafından kontrolü kolay olması sebebiyle ürünün kalitesini ve güvencesini temin eder. Ayrıca ürünün nakde dönüşmesi daha kolay olur, mezat alanına girecek ürün bir kalite standardından geçeceği için kalitesiz malın tüketiciye gitmesi engellenmiş olur. Bu durum Süs Bitkisi üreticilerine olan güveni artırır.

 

4 - KDV eşitsizliğinin giderilmesi

KDV uygulamalarında tarımsal üretimdeki ürünler arasında farklılıklar görülmektedir. Aynı tür ürünlerde de farklılıklar mevcuttur. Örneğin, A bitkisi için orman fidanlıkları KDV uygulamazken özel sektör KDV tahsil etmektedir. Bir başka deyişle Devlet, bütün masrafını karşıladığı bitkide KDV uygulamazken üretimi, dikimi, bakımı dahil hiç masraf etmediği bitkide KDV uygulaması ortadan kaldırılmalı veya oranları makul hale getirilmelidir. Örnek olarak Fidan Üreticileri Alt Birliği ve Tohumculuk Dairesi ortak çalışmaları neticesinde Maliye Bakanlığı ile yapılan temaslar sonucunda Meyve fidanlarında KDV%18 den %1 e düşürülmüştür.

 

5 - İthalat ve ihracat ile ilgili işlemlerin hafifletilmesi analiz ücretlerinin makul seviyelere çekilmesi

İthalat muamelelerinde muayene bedelleri ağırlık üzerinden alınmaktadır. Süs bitkisi ithalatında kg bedeli 0.05.-TL yani 5 kuruştur. Bir araç yükünün 20000 Kg olduğu varsayıldığında bu bedel 1000.-Tl ye ulaşmaktadır. Bu bedel 10 Kg tohum için 75 TL, 100 ton yetiştirme ortamı (torf) için 100.-TL olabilmektedir. Ağırlık üzerinden alınan muayene ücretleri bedelleri kıyaslandığında eşitsiz bir durum ortaya çıkmaktadır. Ağırlık üzerinden alınan muayene ücretlerinin bedel üzerinden alınması ile bu eşitsizliğin giderileceği kanaatindeyiz.

 İhracatta bölgesel konumları gereği örneğin; Ödemiş’te yapılacak bir ihracat için İzmir’den Tarım il Müdürlüğü’ne bağlı Zirai Karantinadan görevlilerin gelip bitkileri görmesi ve ön izin vermesi hem masraf hem de zaman kaybına sebep olmaktadır. Bu ve buna benzer yerlerde ön iznin Tarım İlçe Müdürlüklerine verilmesi olabileceği ifade edilmektedir. Her bir analiz için ödenen 400,00TL ücrette indirim yapılmasını üyelerimiz talep etmekte bir kamyondan 2,3 analiz alındığı takdirde bu ücretin maliyetleri önemli ölçüde etkilediği ifade edilmektedir.

 

6 - Üretimde standardizasyon

Öncelikle 1. Maddede öngörülen kayıt altına alma ve planlamanın yapılması bu madde için de çok önemlidir. Kaliteli ve sağlıklı süs bitkisinin yetiştirilmesi, taleple paralel miktarda ve doğru çeşitlerin üretilmesi, böylece ürünün piyasada doğru fiyata satılması ile üreticinin üründen hak ettiği kazancı sağlaması ile sektörün gelişebilmesi mümkün olacaktır. Üreticinin belli ürünlerde ihtisaslaşması hem alt yapı hemde bilgi birikimini yönlendirmesi ürünün kalitesini yükselterek rekabet gücünü arttıracaktır. Böyle bir sistemin çalışabilmesi için bir tarafatan sektörün kayıt altına alınması ve merkezi bir bilgi yönlendirmesi, diğer taraftan da bu bilgi akışı ve üreticilerin bir araya gelmesi ile oluşacak bilgi alışverişi sonucunda bir otokontrol sistemi kendiliğinden oluşacaktır. Kazanan üretici de bilgi ve teknolojisini yenileyerek yatırım tercihlerini de üretimden ve gelişimden yana kullanacaktır.

Diğer taraftan Bakanlığın desteği ile SÜSBİR tarafından oluşturulacak bitki standartları her türlü alımlarda ihalelerde alıcı ve satıcının ortak lisanı haline gelecek, ayrıca kurulacak mezat ve teşhir alanlarında çeşitli üreticilerin bitkileri aynı anda görüleceğinden rekabet kaliteyi olumlu etkileyecektir. İşletmelerin öncelikli olarak altyapılarının iyileştirmesi gerekmektedir. Sulama sisteminin üretime uygunluğu, üretim alanlarına jüt serilmesi, alanların eğiminin düzgün olması gibi.

 Bunları yapan firmaların standart üretim yapacağı muhakkaktır. Küçük üreticilerin standart üretim yapması için kurumsallaşmış firmaların bunları yönlendirmesi, sipariş vermesi,  üretirken bunları kontrol etmesi ve üreticinin bunu yakından görmesi sonucu yavaş yavaşta olsa standart üretim yükselecektir. Bu sürece ivme kazandırmak için üreticilerin desteklenmesi gerekmektedir.

 

7 - Üretici belgesi verilirken şartların hafifletilmesi

5553 sayılı yasaya bağlı olarak yayınlanan “Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği” ile birlikte Süs Bitkisi Üretici Belgesi”verilmek sureti ile üreticiler yetkilendirilmeye başlanmıştır. Ancak ziraat mühendisi çalıştırma, vergi mükellefi olma gibi şartları haiz olan üreticiler yetkilendirilebilmektedir. Bu durumda Ziraat Mühendisi çalıştırabilme gücü olmayan ve vergi mükellefi olmayan küçük üreticiler bu yetkilendirmeyi alamamaktadır. 2012 senesinde Birliğimizden görüş istenen “ Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağında”bir ziraat mühendisinin birden fazla işletmeye bakabilmesi önerisi duruma bir ölçüde uygulama ve denetleme kolaylığı ve kayıt altına alınmayı hızlandıracağı kanaatindeyiz. Bunlara ilaveten tüm sektörün SÜSBİR’ in çatısı altında toplanabilmesi ve ortak çözüm ve planlamanın yapılabilmesihususunda mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

 

8 - Kamu alımlarında SÜSBİR üyeliği aranması

Kamu Alımlarında Süs Bitkisi Üreticisi olarak yetkilendirilen ve SÜSBİR üyesi olan firma kişilerden alım yapılması hususunda Bakanlık Kamu İhale Kurumu’na yazı ile başvurmuş sonucun olumlu yönde geldiği bilgisini almıştık. Uygulamaların nasıl takip edileceği ve neler yapılabileceği konusunda bakanlık ile ortak plan oluşturulması gerektiği kanaatindeyiz.

 

9 - Ara eleman yetiştirilmesi, Ar–Ge çalışmaları

Özellikle 2 (iki) yıllık meslek yüksekokulları ile işbirliğine gidilmesi gerekmektedir. Ege Bölgesinde Bayındır ve Aydın’da mesleğimizle ilgili yüksekokullar var. Süs Bitkileri üretimi ile ilgili olabilecek 2 yıllık okullara yazı yazılarak öğrencilerin SÜSBİR üyesi işyerlerinde staj yapmaları sağlanabilir. Bu stajın bilgi ve iş imkanı olarak öğrenciye faydaları da yazılmalı, işletmede yapılan stajın eğitimin bir parçası olması ve öğrenim süresinin önemli bir kısmını kapsaması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca ziraat fakültelerinden de staj için öğrenci istenebilir. Ekonomi Bakanlığı uluslararası rekabeti geliştirme projesi eğitim danışmanı istihdam edilmesi hususu araştırılabilir. Ülkemiz ile süs bitkisi üretiminde ileri gitmiş İtalya Almanya Hollanda gibi ülkeler ile bakanlık veya birlik düzeyinde eğitim anlaşması yapılabilir.

 

 10 - Üretim alanları açılması

Üretim alanları küçük ve parçalı, bu alanların büyütülmesi gerekmektedir. Avrupa’da firmalar 300-500-1000-2000-5000 dönümlerde üretim yapıyor. Devletin kullanmadığı, üretim için uygun alanların, milli emlak ve diğer kaynaklardan tespit edilip, uzun vadeli kiralama yöntemi ile süs bitkileri üretime kazandırılması gerekmektedir. TİGEM arazileri için TİGEM’in iştiraki ile SÜSBİR’in kuracağı iktisadi işletmeye arazi tahsisi yapılması ve bu arazinin üreticilere kullandırılması veya buna benzer formüller gündeme getirilebilir.

CEVAP VER