Geçmişe yolculuk geleceğe çıkar…

0
477
görüntülenme
  • Soldan sağa Halit Hacı Halitoğlu, Mustafa Gümüş (Kadir Gümüş’ün babası), Selehattin Babal Şükrü ve Kemal Babal’ın babaları), Şerafettin Yükse, Oturan Yusuf Ziye Gümüş ( Metin Gümüş’ün Babası)
  • 90’lı yıllar tam kadro Şükrü Babal, Kemal Babal, Kadir Gümüş ve Metin Gümüş
  • 1980’li yılların sonu Kadir Gümüş
  • 1980’li yılların sonu Metin Gümüş
  • 1980’li yılların sonu Şükrü Babal
  • Yıl 1990 fidanlık inşaatı soldan sağa; Abdulkadir Babal, Metin Gümüş, Kadir Gümüş, Şükrü Babal
  • BCF Genel Müdürü Kadir Gümüş Türkiye Flower Show 2011 açılışında konuşma yaparken..
  • Türkiye Flower Show 2011Genel Müdür Yardımcısı Metin Gümüş BCF Standı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor
  • Türkiye Flower Show 2011 BCF şirket müdürü Kemal Babal (sağdan birinci) BCF Standı’nda ziyaretçilerini ağrılyor
  • Türkiye Flower Show 2011 Çevre Şehircilik Bakanı BCF Standı’nı ziyaret ederken Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Babal karşılıyor
  • Türkiye Flower Show 2011Vanicci yöneticileri BCF Standı’nda
  • Kemal ve Şükrü Babal anneleri Bedriye Hanımla birlikte
  • Yıl1988 Sera inşası, soldan Kadir Gümüş, Metin Gümüş, Mehmet Babal
  • Yıl 1989 Bcf ofis inşaatı, Kadir Gümüş ve Ender Gümüş

Büyük Çamlıca Fidanlığı ve Büyük Çamlıca Peyzaj’ın bu kısa resimli tarihini hazırlarken gördüğümüz ve incelediğimiz fotoğrafların tümüne elbette yer veremedik. Fakat fotoğrafların gösterdiklerine bakılırsa Çamlıca, bugünkü noktaya bilgi birikimi dâhil olmak üzere sadece kişisel çabalar ve kaynaklarla gelmiştir. Yani alın teriyle gelmiş... Ticaretle yetinmek varken, ülke kaynaklarını değerlendirmek ve katma değer yaratmak üzere tercihen üretime yatırım yapılmış. Bu tercih bile başlı başına bir değerdir… Kısıklı’da babalarının satın aldığı altı dönümlük bir yamaçta kurulan ve aile bağlarını koruyarak bugün yaklaşık 250 kişinin çalıştığı iki modern işletme haline gelmek ise oldukça büyük bir değerdir. İşte Büyük Çamlıca Fidanlığı ve Büyük Çamlıca Peyzaj’ın 46 yılık ilginç hikâyesi…

 

Fidanlık durağında inmek…

Üsküdar’dan belediye otobüsüne veya minibüse bindiğinizde Çamlıca Tepesi’nin Anadolu Yakası’na bakan eğimi Kısıklı’dır. Eğer ‘Fidanlık Durağı’nda ineceğim’ derseniz sizi Fidanlık Durağı’nın karşısındaki 6 dönümlük yamaca kurulmuş Büyük Çamlıca Fidanlığı karşılar… Bugün iş merkezlerinin ve trafiğin arasında insanın karşısına aniden çıkan küçük ve gizli bir vaha gibidir orası. Lakin 1965’li yıllarda tıpkı Çamlıca Tepesi gibi Kısıklı ve Alemdağ civarı da insanların piknik yaptığı yerlerdir. Yani bir zamanlar İstanbul, yaşanılası bir İstanbul’dur. Tepeler alabildiğine yeşildir, yamaçlar ve düzlükler binalarla dolmamıştır. Yine o tarihlerde zamanın çiçekçilik kooperatifinin kurucusu akraba Mehmet Okul’un vesilesiyle çiçekçilikle tanışan Selahattin Babal, Mustafa Gümüş ve Yusuf Ziya Gümüş birlikte küçük birikimlerini değerlendirmek için Kısıklı’daki 6 dönümlük sahayı satın alırlar. Böylece Büyük Çamlıca’nın hikâyesi de başlamıştır.   

 

Kesme çiçek olarak saksılarda karanfil…

Bugünkü Çamlıca Fidanlığı’nın merkezinin bulunduğu yerde kesme çiçek olarak değerlendirmek üzere saksılarda karanfil, İris, Glayöl, Lilyum gibi zamanın gözde çiçeklerinin üretimine 1966 senesinde başlanır. Bize bu tarihçeyi aktaran Büyük Çamlıca Fidanlığı ve Büyük Çamlıca Peyzaj’ın kurucu ortaklarından Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Babal o günleri şöyle anlatıyor: Tabii biz küçük bir aile işletmesiydik dışarıdan gelen işçimiz bile yoktu anne, baba kardeşler birlikte çalışıyorduk. Abim askere gidince işi götürmekte zorlandık ve babam mecburen farklı bir işe yöneldi. Böylece saksılarda kesme çiçek üretimini 1978’e kadar sürdürebildik. Çiçek yetiştirdiğimiz alan daha sonra 1986 yılına kadar boş kaldı.  

 

Gençlerin ortaklığı ve Büyük Çamlıca Fidanlığı’nın doğuşu…

Aradan geçen 7-8 sene içinde her üç ailenin gençleri yetişkinliğe erişince artık meslek tercihleri netleşmiştir. Bu defa amca İsmail Babaloğlu’nun teşvikiyle işe başlanır. Kesme çiçek yetiştirilen bahçede fidancılık, çiçekçilik yapılacaktır. Ama bu sefer bir fidanlık kurmaları gerekmektedir. Kadir Gümüş ve Metin Gümüş bugünkü Çamlıca Fidanlığı’nın temellerini beden gücüyle atarlar. Askerlik dönüşü Şükrü Babal sürece katılacaktır…  Üç ortak beden gücüyle bir sera ve fidanların sergileneceği terasları, yolları yaparlar, bitkiler bulup getirirler ve fidanlıkta satışa sunarlar 

 

Her şeyi kendimiz yapıyorduk…

Şükrü Babal o günleri anlatırken, “İlk işe başlandığında ben askerdim. Askerden döndüğümde de imkânlarımız çok kısıtlıydı, çok sınırlı miktarda bitki çeşidi ile başladık. O zamanlar en popüler bitki mavi ladindi. En büyük boyutlu olanı da 60-70 cm civarındaydı. Bitkiler tenekelerde gelirdi. Getirdiğimiz bitkileri hazırladığımız harçlarla daha büyük tenekelere alırdık. Ağaçlara, çiçekli bitkiler, iç mekân bitkileri eklendi, karışımlı gübre ve toprak bulundurmaya başladık. Artık yavaş yavaş bir fidanlık olarak tanınmaya başlanmıştık. O zamanlar sattığımız bitkileri uygulamasını kendimiz yapıyorduk. Satıştan dikime kadar her şeyi ile kendimiz ilgileniyorduk, işçimiz yoktu. Bir kamyonetimiz vardı, bizim bütün yükümüzü taşırdı. Gübre küreklerle doldurulur metre küp hesabı satılırdı. 

Seksenli yıllar, ekonomik büyüme ve peyzaj…

Zaman o ki, 1980’li yılların ikinci yarısı ekonomik büyümenin ve ülke Türkiye’nin dünya ekonomisiyle bütünleşmeye başladığı ve aynı zamanda bahçe kültürünün yaygınlaşmaya başladığı yıllardı. Ekonomik büyümeyle gelen kentleşme bahçeli evleri, toplu konutları, lüks siteleri ve iş yerlerinin bahçelerine gösterilen ilgiyi değiştiriyor ve giderek peyzaj bir ihtiyaç haline geliyordu. O zamanlar üretim bölgeleri de az çok şekillenmeye başlıyor, mevsimlikler ve çalı türleri Yalova, Sapanca’dan Meyve fidanı ve kavak Kestel’den geliyor ama en fazla devlet fidanlıklarından fidan bulunuyordu. Örneğin kavak orman ağacı statüsünde olmadığı için, en ucuz olan kavak ağacı çok ilgi görüyordu. İstanbul’un kavaklarının çoğunda Büyük Çamlıca Fidanlığı’nın dahli olduğunu söylemek mümkündür... 

 

Bahçeye siklamen diktik ve kendimiz bile şaşırdık…

Büyük Çamlıca Fidanlığı’nda satışlar o kadar yoğunlaşır ki Yalova’dan gelen bitki pazarlamacılar sabah ve akşam olmak üzere fidanlığa günde iki defa bitki indirmek zorunda kalırlar. Örneğin Beykoz Özel İdare’den ibreli türler ve aşılı mavi ladin, Büyükdere Fidanlığı’ndan meyve fidanları, bazı çalı türleri de İzmir’den de alınır. Şükrü Babal o yıllardaki bir anekdotu aktarırken, “Mesela biz siklameni bahçeye ilk defa Banker Kastelli’nin Köşkün’e dikmiştik ve kendimiz bile çok şaşırmıştık…  ‘Bahçeye siklamen dikilir mi diye düşünüyorduk.’ Büyük Çamlıca Fidanlığı’nda hafta sonu en az 200 araba yanaşır insanlar bitki almak için sıra beklemek zorunda kalırdı. Türkiye’nin her yerinden satış için bitki aranır bulunurdu diyor.” 

 

Profesyonel organizasyon ve peyzaj müteahhitliği…

Perakende satış hızı 2000’lere kadar sürer. 1990 ile 2000 arasında krizlere rağmen çok yoğun iş akışının olduğu bir dönemdir. Ama Büyük Çamlıca’nın iyi iş yapmasının nedenleri de vardır, çünkü fidanlıkta bahçe için gerekli olan her şeyi bulundurmak gibi… Zamanın ilk bahçe marketi denebilecek bu satış tekniği geniş bir hareket alanı ve büyük bir müşteri porföyü  kazandırır. Bir fidanlıkta sadece 5 ton koyun gübresi satılması dikkate değerdir. Daha sonra sistem Büyük Çamlıca’yı zorlar ve yönetici kadro anlar ki, ‘işi yeniden ele almak’ zorundadırlar. Bu sefer hizmetleri ayırarak profesyonelce organizasyon kurma yoluna gidilir. Çünkü işlerin hacmi giderek büyümektedir. Profesyonel insanlardan destek alınır ve bu amaçla taahhüt işleri yapan ilk firma kurulur. Başında genel koordinatör olarak Metin Kepekçi Bey geçirilir ve peyzaj mimarları istihdam edilir. Birçok projenin önce uygulaması yapılır, sonrada bakımı üstlenilir..

 

Türkiye’nin büyümesine takip eden bir büyüme…

Türkiye’nin genelinde artan peyzaj talebi estetik değeri yüksek yetişmiş ağaç ve çalı ihtiyacını artırır bu da bitki ithalatını zorunlu hale getirir. Bu durumu fark eden Büyük Çamlıca yönetim ekibi ithalat yaparken bir taraftan bitki yetiştirmeye yönelir. Çünkü ülke kaynaklarını değerlendirebileceklerini görürler. Önce mevsimlik türlerin üretileceği şimdiki Alemdağ’daki Fidanlığı oluşturup üretime alırlar. Bu süreçte Köksal Gümüş, Hikmet Sami Gümüş, Mehmet Babal aktif rol alırlar. Ardında Bursa-Kestel’de kendi bahçelerinde çalı ve ağaçların üretimine geçilir. Yalova Bursa, Rize gibi noktalarda birçok yerli yetiştiriciyi desteklemek üzere üretim yaptırırlar. 

 

Uluslar arası peyzaj projeleri bitirmek…

Taahhüt ve uygulama işlerinin artmasıyla ağırlık bu yöne kaymaya başlar. Peyzajda çok çeşitli ihaleler sonuçlandırılır. Yüzme havuzları, çeşitli yapısal ve sert peyzaj uygulamaları giderek artar. Bu gelişmeyle, kadroyu bu yönde genişletmek zorunda kalırlar. Bazı büyük projelerde uzman çözüm ortakları partnerler bulunur. Mesela 2003 de Rusya’da bir Aqua park yapılır ve ardından yurt dışı uygulama işleri devreye girer. İşin doğrusu aynı dönemde dünyadaki peyzaj piyasasında hareketlenme başlamıştı. Libya’ya gidilir ve orada üretim yapmak için harekete geçilir. Ancak patlayan kriz bu yatırımı durdurur. Bu arada Libya’da üretim yapan Türk firmalarından bazıları üretimlerini Katara kaydırırlar. 

 

Türkiye’nin ve dünyanın geleceği için çalışmak…

Büyük Çamlıca Fidanlığı ve Büyük Çamlıca Peyzaj Genel Müdürü Kadir Gümüş bugünkü piyasayı ise şöyle değerlendiriyor. Bugün yine büyük işler var ama giderek kâr limitleri düşüyor. Bu dünyanın gerçeği, hizmet kalitesi artıyor ve marjlar düşüyor. Ancak işler dağıtılırken firmanın birikimine bakarak veriliyor. Bu işi ben yaparım diyen herkese iş vermiyorlar artık. Günümüzde peyzaj ihalelerinin bitkisel kısmı yüzde 15 civarındadır. Yüzde 15’i ise toprak ve iş gücüdür. Geriye kalan sert zemindir. Yani ben bu bitkiyi ürettim uygularım demekle bir işi bitiremezsiniz artık. Fiyatların nereye nasıl gideceğini inşaat firmaları çok iyi biliyor. İnşaat firmaları bizim sektörü çok iyi tanıyorlar artık. Beden gücüyle kurduğumuz bu firmalar bugün 250 kişiyi istihdam ediyor. Sektördeki bütün firmalar önümüzü görmekte zaman zaman sıkıntılar yaşıyor. Çünkü sorumluluklarımız arttı. Ama iyimseriz ve 2012 den sonrası daha iyi olacak diye düşünüyoruz. Bizce, Büyük Çamlıca artık bir markadır. Yaptığımız iş görüşmeleri de bize bunu söylüyor… İşin sevindirici yanı da bizden sonraki kuşak bu mesleğin eğitimini alarak geliyor. Ama asıl önemli olan yaptığımız işin insanı tatmin eden yanı… Biz dünyanın ve çevrenin geleceğine yatırım yapanların yanındayız. Biz gelecek için çalışıyoruz. Biz ülkemizin yeşili ve yaşaması için çalışıyoruz. 

 

[box] Büyük Çamlıca Fidanlığı

Kısıklı Mah. Alemdağ Cad. No: 73/1 Üsküdar-İstanbul

 Tel: 0216 328 31 22 - 412 35 70  Faks: 0216 316 86 63

Alemdağ Şube: 0216 304 62 19 Yalova Şube: 0216 465 70 76

[/box]

 

[box] Büyük Çamlıca Peyzaj

Kısıklı Mah. Alemdağ Cad. No: 73/2 Üsküdar-İstanbul

 Tel: 0216 443 24 44  - 316 58 50  Faks: 0216 316 22 95

[/box]

CEVAP VER