Bizi birbirimize kim yaklaştırır!

0
426
görüntülenme
  • Dipladenia
  • Hydrangea
  • Dipladenia üretimini ilk defa Fidan Peyzaj gerçekleştirdi.
  • Fidan Peyzaj’da üretimi yönlendiren yöneticilerinden çoğu kadınlardan oluşuyor.
  • Fidan Peyzaj Kurucusu, Ziraat Yük. Müh. Peyzaj Mimarı Erhan Tanrısever
  • Lagestromia
  • Nerium oleander

Floraplus Dergisi’ni yayınlanmaya başladığımızda üretim bölgelerini gezerek gördüklerimizi anlatıyorduk. Doğrusunu söylemek gerekirse Adana’ya ilk gittiğimizde gördüğümüz tablo karşısında şaşırmıştık. Çünkü süs bitkileri üretiminin tarımsal ürünleri çeşitlendirmede bir seçenek olmasının yanı sıra, devasa bir endüstri olabileceğini ‘Tecomaria’ya motorlu budama makinesiyle form veren işçileri görünce daha iyi anlamıştık. Bu sefer Yıl 2012 ve sözünü ettiğimiz o fotoğrafı 2006 yılında aldığımız yerde Fidan Peyzaj’dayız. Fidan Peyzaj ile ilgili bir şeyler yazmamız gerektiği ortaya çıkınca doğal olarak kurucusu Erhan Hoca’ya anlatmak zorundasın dedik. Ama Erhan Hoca (Erhan Tanrısever) ‘mümkünse söyleşi olmasa sen bir şeyler yazsan’ dedi. Lakin daha sonra ofise dönüp konuştuklarımızı okuyunca akıp giden kısa anlatımı bozmaya kıyamadık. Ortaya bir solukta okunacak Fidan Peyzaj profili ve sektör üzerine birikimler, düşünceler çıktı.  

 

Bu sektör bebek… Büyüyecek daha…

Bizim bildiğimiz şeyler… Aslında çok fazla şey biliyoruz… Piyasadaki ‘sıkıntıları ve sorunları’ anlatsak ve bunları sen derginde yazsan olmaz… Aslında yazarsan tadı kaçar. Bu sektör büyüyecek… Bir bebek daha… Onlardan söz edersek insanları demoralize ederiz, keyfini kaçırırız. Siz üretime neden başladınız diye sordunuz ya benim mesleğim buydu. 1981 yılında Ankara Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nden mezun oldum ve Çukurova Üniversitesinde asistan olarak çalışmaya başladım. Bu Galantus resmini o zaman çekmiştik, (Odasında asılı duran doğal Kardelen fotoğrafını kastediyor) Toros Dağları’nın doğal bitki örtüsünü araştırmıştık o zaman ve bunların hepsi yayınlandı da. 

Yedi ceddimizin milli servetini söküp sattılar

O zamanlar doğal bitkileri söküp satıyorlardı. Yani yedi ceddimizin milli servetini söküp sattılar o tarihte. Biz o zaman bu projeyi geliştirdik ki, Türkiye’nin envanterini çıkartalım, dağlarımızdan neler sökülüp gidiyor bilelim istedik. Türker Altan Hocamız vardı, beş yıl boyunca birlikte Galanthus, (Kardelen) Eranthis, (kar çiçeği) Cyclamen gibi doğal soğanlı bitkilerimiz üzerine çalıştık. TÜBİTAK destekli bir araştırma projesiydi ve bu çalışmaya Ankara Ziraat Fakültesi’nden Mehmet Koyuncu Hocamızda katılmıştı. Tabii soğanları söküp satanlar ‘biz sökmüyoruz dağlarda üretiyoruz’ diyerek kendilerini kurtardılar. Bizim şu anda dağlardaki milli servetimizin yüzde 90’ı yok olmuş durumda. 

Garden’den Fidan Peyzaj’a

Üniversiteden ayrılıp serbest çalışmaya başlayınca Adana’da Garden firmasını kurdum. Peyzaj işlerini yaparken istediğimiz formda bitki bulmakta zorlanıyorduk. Garden’i süs bitkileri üretimi için kurduk. Derken İbrahim Abi vardı Adana’da onunla da ortak olduk ama çalışma alışkanlıklarımız farklıydı olmadı, ayrıldım ve tek başıma Garden olarak devam ettim. İşlerimizde iyi gidiyordu… Ardından damlama sulamaya da başladık. Tahminim 1986 yılında Çukurova’ya ilk damlama sulamayı getiren firma olduk. O zaman bütün malzeme İsrail’den geliyordu. Çukurova’nın köylüleri bana o zamanlar elinde hortumla gezen deli diye bakıyorlardı. Köy kahvesinde, ‘buna bir ayran verin elinde bir hortum narenciye sulayacakmış’ diye kafa buluyorlardı. Pamukta vahşi sulamayla dönüm başına 400 kg alınırken kurduğumuz damlama ile dönüm başına 650 kilo verim alınmıştı.  Ama şimdi sektör oldu… Ziraat bankası sıfır faizli kredi veriyor. 

 

Bir peyzajcı olarak uygulama için 

fidan bulmak… 

Sonra biz Osman’la ortak olduk. O zaman Koala firmasını yeni kurmuştu. Osman Konya’da bir peyzaj işi bulmuş bize geldi, ‘bir iş var beraber yapalım’ dedi. Konya Belediye’sinin işlerini birlikte yaptık ve arka arkaya ihaleler aldık. Bu işler bize ön ayak oldu ve bir araya gelmiş olduk. Sonra dedik ki birlikte devam edelim. Şirketlerimizin yarısını birbirimize devrettik ve iş birliği içinde çalıştık. Böylelikle GardenKoala olduk ve on iki yıl birlikte çalıştıktan sonra ben devrettim ve Fidan’ı kurdum. 

Peyzaj için ürettiklerimizi yurt dışına 

neden satmayalım…

Tabii ben peyzajcıyım ve bu işi yaptığım yıllarda doğru dürüst fidan bulmak mümkün değildi. Bu yüzden ithal etmek yerine adam gibi fidan üretmeyi istedim. Yurt dışına gittiğimde gördüklerimi biz neden yapmayalım ve biz neden ihraç etmeyelim diye düşündüm. İlk ürettiklerimiz tabii çok kötü oldu Örneğin Hollandalı partnerimiz ürünlerimizi satın aldı ama hepsini çöpe attı. Dedi ki, ‘bu ürünlerin parasını teşvik etmek için veriyorum, daha iyisini yapmalısın’. Biz öğrene öğrene bu günkü aşamaya geldik. Şimdi Hollanda’ya yolladığım hibiskuslar (Hibiscus) bir numaradır. Zakkum, Lantana, Gardenya gibi birçok çiçeği gönderiyoruz Hollanda’da geldiğimiz nokta bizi mutlu ediyor. Ürettiklerinizin yüz de ellisini ihraç ediyorduk… Örneğin geçen seneki rakamlarımıza göre ürettiğimizin yüzde 40’nı, ondan önceki sene yüzde 50’sini ihraç ediyorduk. Fakat Avrupa’daki kriz bizi olumsuz etkiliyor. İhracat uzun soluklu bir iş… Bir ürünün ihraç edilmesi için bir yılın üzerinde zaman geçiyor. Mesela örgülü zakkumu üç yılda satışa sokabiliyoruz. Bu durumda finansman gücümüze göre üretim yapıyoruz. Oysa bu finansman için uygun destekler olabilir… Ama bir türlü biz bu konulara çözüm üretmiyoruz.  

 

Akdeniz çalısı üretimi ve ihracatı…

Alt türleriyle beraber yüze yakın çalı üretiyoruz.  Ana tür olarak 50-55 arası türle çalışıyoruz. Ürünlerimizi toptan satıyoruz, başta İzmir İstanbul ve Antalya olmak üzere bütün Türkiye ye satıyoruz. Bizim müşterilerimizle aramız iyidir çünkü kalite olarak hep iyi olduk. Adana’ya gelen mutlaka bize uğrar… Adana süs bitkileri üretiminde çok gelişti. Tabii bu konuda en eskimiz Oktay Ağabeydir. Bu aşamaya gelmemizde benim, Osman’ın, Yakup’un çok emeği vardır. Yurt dışına ihracat performansında bizden daha iyi olan çıkmadı ve bu performansı hala sürdürüyoruz. Önümüzdeki hafta Hollanda’ya üç tır zakkum göndereceğim ve bunu halen daha Hollanda’ya satabiliyorsam büyük bir başarıdır bu. 

 

Zakkumlara zamanında çiçek açtırmak…

Zakkum deyip geçmemek gerekir belli bir standardı olacak, tam mevsiminde çiçek açacak, belli oranda tomurcukları olacak. Bunu ancak beş yılda öğrenebildik. İspanya’dan Hollanda’dan bu işi iyi bilen uzmanlarla çalıştık ama öğrendik. Şimdi bizim ürettiğimiz zakkumlarda zamanında çiçek açıyorlar, hoş bir örnektir bu. Dışarıdan bakıldığında üretmek çok kolay gibi görünür ama detaylara girdiğinizde çok büyük emek ve alın teri vardır. Toplamda 170 dönüm alanda çalışıyoruz, bunun 20 dönümü kendimizin geriye kalanı kiraladığımız alandır. Bazen kiracı olarak ufak tefek sorunlarımız oluyor ama telafi etmeye çalışıyoruz. Keşke kendimize ait bir yerimiz olabilse, alt yapı yatırımlarımızı çok daha sağlıklı ve kalıcı olarak yapabilsek… Şimdilik bu şekilde götürüyoruz. Ortalama 80 kişi ile çalışıyoruz bunun 40 kişisi firmanın kadrolu işçisi 40 kişisi de geçici yevmiyeli işçi statüsünde çalışır. 

 

Peyzaj da kullanılan bitki kalitesi… 

Sektörümüzün önü kapalı değil ama çok açık da değil, iyi görmek lazım. Sonuç da biz lüks ürünler satıyoruz, çiçek gelişmiş kalkınmış ülkelerde pazar bulur. En büyük pazarımız Hollanda’ydı şimdi Avrupa’da ciddi bir kriz var. İç piyasamız fena değil son 4 yılda gelişti. Bölgemizde bir de Kuzey Irak faktörü var. Yeniden yapılanmadan dolayı güzel işler oluyor ama bu nereye kadar devam eder görmek biraz zor. Türkiye sektörde büyümeye başladı, üretici sayısı arttı. Dolayısıyla rekabette arttı, buda kaliteyi yüksek tutmak ve fiyatı düşük tutmak zorunda bırakıyor. Bu nedenle sektörde yatırım yaparken borçlanmak riskli. Kötümser değilim ama iyimser de değilim. Bunu özellikle anlatmak istiyorum, adam peyzajcı ve belediyelerin ihalesine giriyor. Biz seviniyoruz bu adam gelip bizden mal alacak diye ama almıyor. Gidip orman fidanlığından çok ucuza üstelik çöpe gidecek bitkileri alıyor. Bu tür işlerde bitki kalitesini en alta çekiyorlar. Şimdi yeni yeni kalite aranıyor, ‘şu ebatta olacak’ deniyor. Eskiden bu hiç olmazdı. 

 

İşimiz Akdeniz çalıları üretmek, isterim ki, herkes bir alanda uzmanlaşsın.

Bizim işimiz Akdeniz çalıları, biz istiyoruz ki herkesin bir alanı olsun orada uzmanlaşsın. Biz Adanalıyız ve bu iklime uygun bitkiler yapıyoruz. Biz iyi bir çalıcıyız ve her sene bitki türlerimize yenisini ekliyoruz. Örnek, Dipladenia’yı ilk biz üretime aldık ve birkaç yıl iyi para kazandık ama şimdi herkes yapıyor. Dolayısıyla yeni türleri üretime almalıyız ki avantajlı olalım. Biz çalıcı olacağız, iyi bitki üreteceğiz, kaliteli bitki üreteceğiz. Müşterilerimiz şunu bilecek, Fidan Peyzaj LTD’de Akdeniz bitkileri vardır, sadece çalılar bulunur ve bu adamların malı iyi ve kalitelidir. Bu üçünü temin edebiliyorsak hedefimiz gerçekleşmiştir. Bir de azda kazansak çok da kazansak ihracatı mutlaka canlı tutucağız…  

 

Bizi birbirimize kim yaklaştıracak… 

İşin özü şu: Üreticiler arasında sorunlar var. Piyasada sert rekabet, yanlış fiyat politikaları var ve sular durulduğu zaman bir bakıyorsunuz her kes zarar etmiş. Bunu çözmek için birçok öneri geliyor ama olmuyor. Sonuçta biz toplum olarak birlikte çalışma ortamı yaratamıyoruz… Sosyal becerimiz maalesef buna yetmiyor. Maalesef bizim kültürel seviyemiz bu. Peki bizi kim yontuyor… Piyasa yontuyor. Belki bir müddet sonra piyasa şartlarının dayağını yiye yiye bir araya gelmeyi öğreneceğiz. Sektörümüzün bundan daha önemli bir sorunu yok şu an için.

CEVAP VER