Avrupa Sakarya’dır

0
364
görüntülenme

Yapraklı ağaç üretimi konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu isim M. Akif Bağçe... Öğrenciyken kafasına takıp, tasarladığı işi, sıfırdan başlayarak planlı, programlı bir üretimle adım, adım büyüttü… Bugün ise 18 yıllık birikimiyle, kuruluş tarihi yüz, iki yüz yıl öncesine dayanan Avrupalı üretici firmalar içinde ilk on beşe giren Sakarya Botanik’le yoluna devam ediyor. Floraplus Dergisi’nin 25. Sayısı’nda yayınlanan söyleşinin kısa özeti…

 

Bize kendinizi anlatabilir misiniz?

Sivas Zara doğumluyum, ilk ve orta öğrenimimi orada yaptım. Sonra da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni bitirdim. Henüz öğrenciyken bitkisel üretim ve peyzaj konusunda yoğunlaşmam gerektiğine inanmıştım. Çünkü bitkisel üretimin Türkiye de gelişeceğini biliyordum. İş hayatına İstanbul’da başladım. Farklı firmalarda birçok peyzaj projesinde çalıştım. Yaklaşık 19 senedir de bu sektörün içindeyim.

Fidan üretimine nasıl başladınız?

İlk fidanlığımızı 1993 yılında İzmir - Urla’da kurduk. Daha çok çalı üretimi yapılıyordu. Sakarya’ya ise 2001 yılında başladık. İzmir, İstanbul, Bursa-Kestel ve Sakarya sırasıyla devam etti. Sakarya ya geldiğimizde süs bitkileri üretimi konusunu araştırmak üzere aşağı yukarı 70’in üzerinde ülkeye gitmiştim. Çünkü ciddi bir yatırama başlıyorduk, bildiklerimizle yetinemezdik. Bu nedenle araştırıp öğrenmek zorundaydık. Sadece Türkiye’ye bakarak bir yatırım planlaması yapmak yanlış olurdu. Türkiye’yi incelerken dünyayı da görürsek ve incelersek öngörülerimiz daha tutarlı olacaktır. Türkiye’nin makûs talihi bu aslında… Yıllardan beri biz hep birilerini izledik. Artık bizim ülkemiz de izlenir hale gelecek yavaş yavaş. Bunu genel bir değerlendirme olarak söylüyorum.

Avrupa ölçeğinde bakarsak iş hacmi ve üretim kapasitesi olarak durumunuz nedir?

Biz şu anda üretim alanı olarak 130 (1300 dönüm) hektarı aştık. Avrupa düzeyinde ilk 15-20 içindeyiz. Bizde sadece Sakarya için mevsime göre 140 -150 arası insan çalışıyor. Geçen yılki ihracatımız 300 tırı aşmıştır. Belki sektörel manada büyüme hızımızın dünyada fazla örneği yoktur. Torsalorenzo Grup Başkanı Mario Margheriti’ yaptığım bir sohbette bana, ‘kendilerinin 50 yılda katettiği mesafeyi bizim 10 yılda aldığımızı’ söylemişti. Bazen insan içinde bulunduğu durumu kanıksayabiliyor veya algılayamıyor. Bize dışarıdan bakanların, yurtdışından birkaç yıl arayla gelen ziyaretçilerimizin ifadesi hızlı büyüdüğümüz yönündedir. İstesek daha da büyüyebiliriz. Lakin büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için sağlam bir vizyon, projeksiyon ve planlama gerekiyor.

İhracata gelirsek…

Bizim yetiştirdiğimiz ürünlerin yurtdışındaki şansı yurtiçinden daha fazla. Kim yaparsa yapsın ihracat Türkiye için bir kazanımdır ve ihracat yapan bütün arkadaşlarım takdire şayan iş yapıyorlar. Ama dikkatli baktığımızda ihracat yapan Türk firmalarının süreklilik göstermede ve ihracat yapılan ülkeleri çeşitlendirmede zorlandıkları görülür. Bu nedenle biz üretim planlamamızı yaparken hangi ülkeye ne satacağımızı bilerek yapıyoruz.

Bu nedenle ihracatta 7-8 noktayla Rusya, Türkmenistan, Azerbaycan, Suriye, İran, Gürcistan, Irak gibi ülkelerle sürekli çalışıyoruz. Avrupalıların gözlerini çevirdiği ana pazarlar da buraları zaten. Ancak Avrupa’nın bu hedef pazarına coğrafi ve kültürel olarak bu kadar yakınken, bölgedeki ihracat firmalarımızın sayısı yok denecek kadar az sayılır aslında. Mesela bizim hedef pazarımızdan biri Kazakistan ama sindire sindire gidiyoruz. Mesela Suriye de şunu başardık… İtalya’dan gelen her ürünü kestik. Projelere müdahil olduk. Rusya’da ve diğer ülkelerde de yaptık bunu… ‘Şu bitkiyi değil de bunu kullanın, size uygun olan bu ve biz gönderelim’ dedik.

Hedefimiz olan pazarlarda Avrupalılarla rekabet edeceğimize, fiyat indirerek birbirimizle rekabet ediyoruz. Bu çok yanlış bir şey…

Örneğin geçenlerde gittiğimde konuştuğum Azerbaycanlı bir fidanlık Türkiye’den mal almamaya karar vermiş. Çünkü fiyatların düşmesi ile kalitede düşmüş, bir bakmış canlı ağaç değil de kuru odun almış. Hemen tekrar İtalya’ya dönmüş ve her ürünü İtalya’dan almaya başlamış. Biz bu firmayı kazanmaya çalışıyoruz…

Eskiden kalitesiz bitkiyi camilere, okullara verirdik. Artık onu da yapmıyoruz. Kalitesiz bitkiyi sadece atıyoruz… Ne zaman bizdeki bütün üreticilerde kalitesiz bitkiyi atma kültürünü geliştirirse o zaman bu iş biraz daha ilerleyecektir. Avrupalılar fidan atma kültürüne sahipler ama açıkça söylüyorum, kalitesiz bitkiyi ya Türkiye’ye satıyorlar ya da atıyorlar. Gerçekten acı bir şey bu ama doğru… Lütfen yazın bunları.

Türkiye’de üreticiler planlı ve istikrarlı üretim yapmıyor deniyor…

Bu doğru… Yapmıyor veya yapamıyor… Bir çeşidi aradığınızda bir gün birini bulabiliyorsunuz, öbür gün diğerini buluyorsunuz. Aradığınız her bitki bulunamıyor. Örneğin, çeşitlendirmeyi artırmak için 12 üreticiyle karşılıklı olarak yoğunlaşacağımız türler üzerinde anlaşma yaptık. Dedik ki ‘bunu sen yap, şunu sen yap ve biz firma olarak o bitkileri hiç yapmayacağız’ dedik. Ama bu yaklaşım bize zarar verdi. Diyelim ki bizim üretmediğimiz türü yetiştiren üreticiden ürünü 6 TL’ye almaya anlaşmışız, üretici o bitkileri 8 TL veren başka birine hemen satıyor ve ardından ‘beni aldatacaklardı’ diye düşünmeye başlıyor. Bu doğru değildi çünkü önceden yüksek adetlerde anlaşmıştık ama bu uygulama başarısız oldu. Uzun vadede bu işi geliştirmenin yolu bu uzmanlaşmadan geçiyor. Bu uzmanlaşmayı Türkiyeli üreticiler de başaracak. Lakin yarı mamul üretiminde bu konuda başarılı olduk, yarı mamul üreticisi arkadaşlarla partner olarak çalışıyoruz. Türkiye’deki en büyük alıcılardan biriyiz.

Kısa vadeli hedefleriniz nedir?

Üretim süreçlerindeki makineleşmeyi tamamlamamız gerekiyor. Mali pozisyonumuzu sağlamlaştırarak riskleri daha aza indirmeli ve kaliteyi daha çok yükseltmeliyiz.

Sadece daha yüksek kâr ve para düşünürsek başarılı olma şansımızı azaltabiliriz.  Bizim hedefimiz Avrupa’ya mal satmak değil, hedefimiz Avrupa’nın hedef pazarlarıdır ve Avrupa’dan yapılan ithalatı düşürmektir. Şu anda Türkiye ve çevresi dünyada yıldızı parlayan bir pazarlardır. Bu iş önümüzdeki 10 yıl içinde önemli bir gelişme sağlayacak, ama bu üretim mentalitesini değiştirmek kaydıyla.

SAKARYA BOTANİK SAN. VE TİC. A.Ş.               

SAKARYA Merkez  

Adres: Sakarya-Bilecik Karayolu 3. km Eski Japon Prefabrikleri Yeri 

Adliye Köyü / SAKARYA / TURKEY 

Tel:+90 264 319 26 70 -  Fax:+90 264 319 22 27

E-mail:info@sakaryabotanik.com 

 

CEVAP VER