Türkiye’de süs bitkileri üretimi…

0
1373
görüntülenme

ürkiye’nin süs bitkileri işlem hacminin 600 milyon dolar civarında olduğu, yine bu hacmin 100-150 milyon dolarını da ithalatın oluşturduğu tahmin ediliyor. Süs bitkileri Türkiye’nin zengin iklim, toprak, su ve mikro kliması nedeniyle ülke tarımında önemli bir seçenek oluşturuyor.

Süs bitkileri üretimi ne zaman başladı…

Tarihi kentsel yerleşimlerin oluşumuna dayanan süs bitkileri üretimi, sanayinin gelişimiyle kentlerdeki yığılma ve kentleşmenin yarattığı sorunlara çözüm arayışı ile doğdu. Kentsel planlamada, peyzaj ve çevre düzenlemesiyle birlikte şehir içi peyzaj ve ağaçlandırma gerekiyordu ve insanlar apartman hayatı yerine doğayı, bahçeli evleri tercih eder oldular. Böylece kamusal, bireysel peyzaj ve çevre düzenlemeleri için süs bitkileri, ağaçlar ve çalılar üretilmesi gerekiyordu…

Dünya süs bitkisi pazarının merkezi Hollanda.

Hollanda, dünyanın gen kaynaklarına sahip olmaktan, ürün çeşitlendirmeye yönelik genetik araştırmaya ve dünya çapında bitki satışı yapan mezatlara kadar yeşil endüstrinin bir numarası durumunda. Ardından İtalya, İspanya, Fransa, Orta Amerika, Belçika, Almanya, Çin ve diğer ülkeler geliyor. Türkiye her türlü bitki ihtiyacını büyük bir kısmını bu ülkelerden sağlıyor. Türkiye dış mekân bitkisi ithalatının yüzde 70’ini İtalya’dan yaptığı tahmin ediliyor.

Türkiye’de süs bitkileri üretimi ne zaman ve nerde başladı. 

Türkiye 1980’li yılların başından itibaren süs bitkisi ihtiyacını (İç mekan ve dış mekanda kullanılan süs bitkileri) ithalat yaparak karşılıyordu. İthalat üretimi tetiklerken süs bitkileri üretiminin iç pazara dönük olarak yapıldığı ilk bölge Adalar, Yalova, Bursa -Kestel Bölgesi oldu. Eş zamanlı olmasa bile öncelikle meyve fidanı yetiştirilen diğer bölgelerde (Ödemiş, Bayındır, Sapanca, Antalya) gibi noktalarda da bazı süs çalıları ve koniferler üretiliyordu. Bugün Türkiye’deki süs bitkisi üretim bölgesi olarak kabul edilen bitki yetiştirme alanları şöyle sıralanabilir. Yalova, Bursa-Kestel, Sakarya – Sapanca, Ödemiş-Bayındır, Adana, Mersin, Antalya, Akdeniz, Ege ve Karadeniz Bölgesi’ndeki bazı noktalar. (Dalaman-Ortaca, Alanya-Manavgat,  Samsun-Bafra) 

Türkiye’de süs bitkileri üretimi ihtiyaca cevap veremiyor… 

Türkiye’nin süs bitkileri işlem hacminin 600 milyon dolar civarında olduğu, yine bu hacmin 100-150 milyon dolarını da ithalatın oluşturduğu tahmin ediliyor. İhracatın ise kesme çiçek dışarıda tutulursa 4-5 milyon dolar civarında olduğu sanılıyor. Bu alandaki verilerin yetersiz olduğu biliniyor ve öte yandan Türkiye’nin kentleşmesi hızla sürüyor, küçük ilçe ve beldelerde bile çevre düzenlemeleri ve peyzaj bir ihtiyaç olarak görülüyor. Aynı zamanda küresel ısınmanın yarattığı gerilim de yeşil çevreyi, peyzajı, ağaçlandırmayı, süs bitkisi ihtiyacını arttıran bir objektif etken. Krizi saymazsak Türkiye’de süs bitkileri üretimi son beş yıldır neredeyse % 200 büyüyordu. Ancak bu büyüme üretici sayısında ve çalışılan alanda olmuştur. Ürün kalitesindeki iyileşme ise daha yavaştır. Yerli üretici uluslararası standartlara uygun süs bitkisi üretmekte sermaye ve diğer kaynak sıkıntıları nedeniyle zorlanmaktadır. Öte yandan nicel artış da çeşitlilik açısından bile ülke ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum da ithalatı zorunlu kılıyor.

Türkiye’nin süs bitkileri üretimindeki avantajları ve en önemli sorunu?

Süs bitkileri Türkiye’nin zengin iklim, toprak, su ve mikro kliması nedeniyle ülke tarımında önemli bir seçenek oluşturuyor. Süs bitkileri üretiminin bazı geleneksel tarım ürünlerine göre üreticilere sağladığı marj daha yüksektir. İthalata dayalı diğer sanayi üretiminin yarattığı katma değerden çok daha yüksek katma değer yaratacak ve istihdamı artıracak bir potansiyele sahiptir. Türkiye’deki üretimin en önemli eksikliği üretim tekniklerine uyarak, uluslararası standartlarda üretim yapılmamasıdır. Bu nedenle usulüne ve standartlara uygun üretilmiş ürünlerin de satış sorunu yoktur.

Türkiye’deki üretime ve süs bitkileri piyasasına ilişkin sorunlar, birkaç saptama…

  1. Süs bitkileri üretiminin yasal ve yönetsel olarak tarımsal üretim içinde değerlendirilmemesi, üretimi tanımlayıp tarif eden net bir yasal çerçevesinin oluşmamış olması ve bu nedenle de var olan tarımsal desteklerden yeterince yararlanamaması,
  2. Ürün sigortalama ve uygun kredi kullanımı konusunda tarımsal kredilendirme koşullarına sahip olma konusunda yeterli gelişme sağlanamaması…
  3. Örnek oluşturacak ölçekler de sermaye yatırımının sektöre çekilememesi,
  4. Üretim bölgelerindeki parçalı arazi yapısı nedeniyle üretimdeki verimliliği sağlayacak bütünlükte arazinin olmaması,
  5. Üretim ve ürün standartlarının oluşmaması,
  6. Üretime ilişkin bilginin rafine edilerek eğitim yoluyla üreticilerin kullanımına sunulamaması
  7. Sektörel temsil mekanizmalarının çalıştırılamaması,
  8. Tarım Bakanlığı’nın yeni oluşturduğu tarımsal havzalar yaklaşımının süs bitkileri üretimine öncelikli olarak uygulanması,
  9. Üretim için gerekli su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmanın eksikliği,
  10. Süs bitkileri ve peyzajdaki müteahhitlik sisteminin kurallar ve yönetmeliklerle sınırlandırılmış olmaması ve sektör firmalarının örneğin inşaat müteahhitliğine göre herhangi bir önceliğinin olmaması…  

Süs bitkileri üretim bölgesi olarak Yalova - Kestel…

Türkiye’nin pazara yönelik olarak süs bitkisi üretiminin yapıldığı ilk bölge olan Yalova orta ve kısa vadede sektörel çekim ve üretim merkezi olarak etkinliğini artırarak sürdürecektir. Bölgede iki yıldan beri devam eden ihracat atağı Yalova ve Kestel’in etkinliğini koruyacağını göstermektedir. Öte yandan bu bölgenin bir avantajı da bir geçiş iklimi olarak bütün süs bitkisi türlerine uygun olmasıdır. Kestel’in yapraklı ağaç türleri ve meyve fidanlarındaki avantajı dikkatlerin bölgeye toplanmasına yol açmaktadır. Yalova’da üretilen ciddi miktarlardaki iç mekân süs bitkileri ve yine Türkiye’nin en büyükmevsimlik çiçekli bitki üretim merkezi olması, bölgeye yönelik hareketi arttıran önemli bir nedendir.

Süs bitkileri üretimi için ideal bölge olan Yalova, bu bölgeye tersanelerin fiilen taşınması ve termik santral inşası nedeniyle sınırlı olan tarım arazileri aşırı değerlenirken, yıllardır beklenen Süs Bitkileri Organize Sanayi Bölgesi için çalışmalar sürüyor. Yalova’daki arazilerin değerlenmesi ise geleceğe yönelik tarımsal yatırımları zorlayan en temel etkenlerden birini oluşturuyor. Buna karşın üreticiler yeni çözüm yolları geliştiriyor. Yalova’da üretim yapan bazı firmalar kliması uygun olan Orhangazi çevresinde yeni yatırım sahaları ediniyorlar. Önümüzdeki dönemde Yalovalı firmaların aynı zamanda Orhangazi Bölgesi’nde de bir kümelenme yaratacağını varsaymak yanlış olmaz.

Süs bitkileri üretim bölgesi olarak Sakarya - Sapanca

Bölgede süs bitkileri üretimin başlama tarihi oldukça eski. Ama özellikle son on yıldır yaşanan üretim hareketlenmesi ciddi bir birikim yaratmış durumda. Sakarya-Sapanca Bölgesi bugün ülke ve ülke dışı piyasada ürünleriyle, yeni yatırımcılarla öne çıkıyor. Diğer bölgelere göre İstanbul gibi bir büyük pazara yakınlığıyla ciddi bir avantaj oluşturuyor. Bölgedeki geleneksel tarım alanlarının süs bitkileri üretimine açılması da bir diğer avantajı.

Yaklaşık 6-7 sene önce Sapanca Eski Kaymakamı Hasan Duruer’in Sapanca’daki küçük üreticiler fide seraları kurmak koşuluyla kredi sağlaması bölgedeki üretici sayısını hayli arttırmıştır. Yine 5 sene önce dönemin Sakarya Valisi’nin bin (1000) dönümlük pancar deneme ekim alanını İl Özel İdaresi kanalıyla satın alıp büyük parseller halinde yatırımcı büyük firmalara kiralaması Sakarya Bölgesi’nin avantajlı olmasını ve bu bölgenin yeni yatırımcıların ilgisini çekmesine imkân vermiştir. Yine bölgedeki milli emlak kontrolünde olan üretime uygun araziler tespit edilerek çeşitli firmalara uygun fiyatlarla kiralanmıştır. Bu uygulamalar ve bölgedeki yerel yöneticilerin de üreticilerle birlikte davranması bölgeyi avantajlı kılmıştır. Öte yandan bölgedeki üretime uygun mikro kliması bazı ürünlerde öne geçme imkânı da sağlamaktadır. Bölgenin yapraklı ağaç ve çalılarda üstünlük sağladığı biliniyor. Öte yandan saksıda büyütülen iğne yapraklı ağaçlar, ibreli çalı türleri, küçük yapraklı renkli çalı türlerinde başarı sağlandığı biliniyor. Bu arada Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Sapanca yakınlarındaki bir alanı, üretici birliğinin de katıldığı bir organizasyonla sürekli sergi alanı olarak hazırlıyor olması üreticilere satış ve sunum için yeni olanaklar yaratabilir.

Küçük Menderes Havzası ve Ödemiş - Bayındır

Merkezinde Ödemiş’in bulunduğu Küçük Menderes Havzası’nın Bayındır, Tire, Selçuk ve Torbalı ilçe sınırları içinde dağılan satış ve üretim noktaları bölgenin dikkat çekmesine yol açmaktadır. Havzanın su ve toprak yapısıyla buluşan mikro kliması dış mekân süs bitkilerinin her çeşidinin üretildiği geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Ödemiş’te her sene yerel bir süs bitkileri sergisinin düzenlenmesi bölgeye ilgiyi arttırıyor. Öte yandan çeşitli yapraklı ağaçlar dahil çalı gruplarının da üretildiği Bayındır ise Türkiye’nin en iyi Limoni Servi yetiştirilen bölgesidir. Bayındır’ın mevsimlik üretimindeki kalitesinin yükselmesi, üretimin artması ve her sene düzenlenen festival bölgeyi öne çıkaran bir başka özelliktir.

Merkezinde Ödemiş’in bulunduğu Küçük Menderes Havzası’ndaki üreticilerin rekabet yanında tanıtım ve pazarlamada işbirliğini öne çıkarmaları yeni yatırımcıların artmasını da tetikleyecek gibi görünüyor. Torbalı – Bayındır – Ödemiş Yolu’na Torbalı Orman Fidanlığı Sapağı’ndan girildiğinde Ödemiş’e kadar sağlı sollu yeni üretim sahalarının açıldığını görebilirsiniz.

Süs bitkileri üretim bölgesi olarak Adana- Mersin

İç mekân bitkileri üretimiyle yaklaşık 20 yıl önce yol almaya başlayan Adana-Mersin bugün Türkiye’nin saksılı süs bitkisi ihracatı yapılan en büyük üretim merkezidir. Örtü altında ve açık arazide üretilen iç ve dış mekân bitkilerinin büyük bir kısmı yurt dışına ihraç ediliyor. Kesme çiçeği dışarıda tutacak olursak üreticiler sayıca az olmalarına rağmen Türkiye’nin en büyük seralarının bulunduğu bir bölgemiz. Bölgede saksılı süs bitkisi üretim yapan yüksek sera alanı 250.000 m² civarında, tünel sera ise 200.000 m² civarında yine açık alan ise 100-150.000 m² civarında. Teknoloji kullanımı, bitki besleme ve genç fide üretimi gibi birçok konuda üretim ve pazarlama birikimi çok yüksek olan bir bölgemiz. İç mekânda aranılan ve dünyada üretilen en yeni türlerin bulunabileceği bir bölge. Dış mekân da ise Akdeniz türü bitki çeşitleriyle birlikte hemen hemen çiçekli ve meyveli her bitkinin süs bitkisi olarak uluslararası standartlara uygun bir şekilde üretildiği bir bölge. Uzun vadede yeni yatırımcıların bölgeye yöneleceğini varsaymak yanlış olmaz. Özellikle bölgenin Akdeniz’e, Ortadoğu’ya ve Irak’a yakınlığı ciddi bir avantaj oluşturuyor.  

Süs bitkisi üretim bölgesi olarak Antalya ve çevresi

Antalya’da kesme çiçekle başlayan süs bitkileri üretimi iç ve dış mekân üretimine de yansıdı. Antalya kapalı ve açık alanda süs bitkisi üretimine çok uygun iklim koşullarına sahip olmasına rağmen istenilen düzeye ulaşamamış durumda. Çok yıllık süs bitkileri, genç fide üretiminde uzmanlaşmış uluslararası ortaklı bir firmanın sadece ihracata dönük üretiminin yanında, son yıllarda bölgenin ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak faaliyet yürüten firmaların giderek kapasitelerini arttırdıkları da bir gerçek. Antalya Bölgesi önümüzdeki dönemde daha hızlı bir gelişme gösterecek gibi görünüyor. Zira önümüzdeki 6 yıl Antalya Bölgesi’nin kaderini belirleyecek. Çünkü Antalya’da 2016’da gerçekleştirilecek Expo 2016 Antalya süs bitkileri üreticileri için çok önemli. Expo 2016 Antalya, bir ‘botanik expo’ olarak tescillenmiş durumda. Bu da katılımcı ülkelerin, ülkeler bahçesi kurması anlamına geliyor. Yaklaşık 900 dönüm alanda kurulacak olan bahçelerin süs bitkileri üretimi ve peyzaj açısından ciddi bir talep yaratacağını varsaymak yerinde olacaktır. Lakin Expo 2016 Antalya’nın sektörel düzeyde hatırı sayılır bir olanak yaratması için ciddi bir sektörel vizyon oluşturulması gerektiği ise açık.

Diğer Noktalar

Süs bitkileri üretimi Türkiye’nin birçok noktasında yapılıyor demiştik. Daha önceki başlıklar dışında kalan Samsun, Ankara, Konya, Rize, Trabzon, Tekirdağ, Kayseri gibi şehirlerimizde de yörenin iklim koşullarına uygun çeşitli türler üretiliyor. Hazırlayacağımız Üretim Katalogu 2’de bunları bulabileceksiniz.

İRFAN AKGÜNDÜZ    (Floraplus Dergisi Editörü)

Bu değerlendirmeden yararlananlar kaynak belirtmek üzere yararlanabilirler. Aksi takdirde yasal yollara başvurulacaktır.

CEVAP VER