Tüm Yaşam Formlarını Korumak

0
423
görüntülenme

Meslektaşlarımıza daha fazla iş alanı yaratmalıyız. Özel idareler, belediyeler, imar bakanlığı, çevre bakanlığı gibi kamu kuruluşlarında peyzaj mimarlarının istihdam edilmesi için uğraşmalıyız.

127488727153098

 

Meslektaşlarımıza daha fazla iş alanı yaratmalıyız. Özel idareler, belediyeler, imar bakanlığı, çevre bakanlığı gibi kamu kuruluşlarında peyzaj mimarlarının istihdam edilmesi için uğraşmalıyız.

İstanbul Beşiktaş Atatürk Lisesi’nden 1992’de mezun olan Barış Işık, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nü 1996 yılında bitirdi. Daha sonra yine kendi gibi peyzaj mimarı olan eşiyle birlikte Işık Peyzaj Mimarlığı kurdu. Halen daha aynı yerde peyzaj mimarı ve yönetici olarak çalışıyor. Barış Işık, bu sene Mart ayında yapılan Genel Kurul’da TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi’nde başkanlık görevine getirildi. Sektör mensuplarının da yakın tanıdığı Barış’la mini bir söyleşi yaptık.

Peyzaj mimarlığı ile ilgili görüşleriniz?
Ülkemizde peyzaj mimarlığı son 25-30 yıldır ilgi görmeye başladı. Halbuki peyzaj mimarlığı dünyada oldukça eski ve önemli bir disiplin. Dünyanın en saygın üniversitelerinden Yale’de 1900 yılından beri kürsüsü var. Haliyle bizim mesleğimiz, dünyaya göre Türkiye’de daha geç başladığı için, sancılı dönemlerden geçti ve geçiyor. Bugün mesleğin geldiği durum, eskiye nazaran daha iyi olmasına rağmen, hala birçok sorun çözüme kavuşturulmayı bekliyor. Bana göre en büyük mesleki sıkıntımız, mesleğin halk tarafından çok iz bilinmesi. Mesleğimiz hakkındaki genel düşünce özetle, ‘onlar bitkileri dikerler, işleri biter’ şeklinde. Halbuki peyzaj mimarlığı, bundan çok daha fazlasını içeriyor. Her türlü kentsel tasarım, yerleşimlerin planlanması, doğa koruma, ekolojik denge gibi ülkemizin ve doğanın geleceği hakkında çok önemli bir rol oynaması gereken bir meslek ve bilgi alanı. Bizim amacımız, mesleğimizi ve bilgi alanını kamusal karar verici ve yöneticilere, ayrıca elbette halka anlatarak mesleğin etkinliğini artırmaktır.

PMO İstanbul Şubesi önümüzdeki dönemde neler yapmayı planlıyor?
Türkiye’de her yıl yaklaşık 300 arkadaşımız peyzaj mimarı olarak bu piyasaya giriyor. Böyle düşününce, bu konuda en büyük sıkıntımız istihdamla ilgili. Bu meslektaşlarımız Türkiye’de çalışmak için, ya farklı alanlara yöneliyorlar ya da peyzaj mimarlığı adı altında daha farklı işler yapıyorlar. Bizim amacımız istihdam alanını arttırarak bu arkadaşlarımıza daha fazla iş alanı yaratmaktır. Bu da öncelikle şu şekilde yapılabilir: Özellikle kamuda peyzaj mimarlarına istihdam alanlarının açılmasını sağlamaktır.Yani özel idareler, belediyeler, imar bakanlığı veya çevre bakanlığı gibi kamusal alanlarda peyzaj mimarlarına iş fırsatları yaratılmasını sağlamak için çalışmak bizim için çok önemli. Bu amaçla PMO İstanbul Şubesi olarak bir planlama yaptık. Örneğin imar alanlarında peyzaj mimarlarının da imzası olması gerektiği konusunda çok kapsamlı bir çalışma hazırlıyoruz. Yönetim olarak göreve gelmemizin üstünden henüz üç ay geçmiş olsa da bu çalışmayı geliştirebilmek için birçok altyapı çalışması yapılıyor. Tabi ki, bu çalışma belli bir stratejik hedef dahilinde uzun süreli bir çalışma olmalı. Bu çalışma bizim görev yapacağımız iki sene için değil, bizden sonraki yönetimlerin devam ettirmesi gereken bir konu.

Dünyadaki mesleki gelişme Türkiye’de aynen takip ediliyor mu?
Zararlı gazların atmosferde oluşturduğu tahribat ve küresel kirlilik, küresel ısınmayla birçok açıdan dünya bize yaptıklarımızın bedelini ödetir hale geldi. Diğer yandan, biliyorsunuz ki özellikle 21. yüzyılın başlamasıyla dünya artık global bir bilince ulaştı. Daha imzalamayan ülkeler olsa bile Kyoto Protokolü ile önemli yaptırımlar uygulanmaya başlandı. Bu küresel kirlenmeyi önlemek için özellikle ABD ve Avrupa genelinde ekolojik kamusal dernekler bile kuruluyor. Çünkü küresel felaket herkesi korkutuyor. Dünyadaki ciddi kurumlar tarafından sunulan felaket senaryolarını artık herkes biliyor. Özellikle peyzaj mimarları küresel kirlenmeye karşı çok ciddi görevler üstlenmeli… Ülkemizi ve meslektaşlarımızı bu gelişmelerden haberdar etmek zorundayız. Peyzaj mimarlarına mesleğimizin sadece tasarım veya uygulama yapmak değil, aynı zamanda doğayı korumak olduğunu da anlatmak zorundayız. Aslında peyzaj mimarlarının işi havayı-suyu, toprağı, korurken, şehirleri ve diğer insan yerleşimlerini yaşanılır bir hale getirirken, diğer tüm yaşam formlarına da aynı şansın verilmesi için çalışmalıdır. Bu bilgileri, meslek içi eğitim gibi ele alarak eğitim toplantıları, tartışmalar ve seminerlerle meslektaşlarımıza anlatmalıyız. Bunu yapabilmek için çeşitli projeler ürettik. Ayrıca görev başında olduğumuz süre boyunca, bu konferans ve seminerleri belli aralıklarla düzenleyerek devamlı hale getirmek niyetindeyiz. Son olarak bu eğitim toplantıları ve seminerler yalnızca meslektaşlarımıza değil, bu konu ile ilgili olan herkese açık olacak.

TMMOB Peyzaj Mimarları İstanbul Şubesi Yönetimi
Barış Işık (Başkan), Ebru Umut Çetin (2. Başkan), Bora Bayrakçı (Yazman), Ozan Yılmaz (Sayman), Arzu Nuhoğlu (Üye), Hayriye Eşbah Tunçay (Üye), Mustafa Terzioğlu (Üye), Baray Işık (Yedek Üye), Gökçe Saygın (Yedek Üye), Pınar Özdikicioğlu (Yedek Üye), Ayşin Tümer (Yedek Üye), Cihan Zengin (Yedek Üye), Durcan Cengiz (Yedek Üye), Nurcihan Ergüleçi (Yedek Üye).

CEVAP VER